top of page

Senden Marka Olmazsa Ne Olur?

  • Apr 1
  • 3 min read

Yıllardır yırtınıyorum: Hayatta hayallerine ulaşıp, daha fazla gelir, başarı ve itibar elde etmek için kendini markalamalısın. Şahıs markana akıl, emek, zaman harcamalısın. Şimdi bir de tersini konuşalım.



Adettendir... Reklamcılığa yeni başlayan yazar ve tasarımcılara, birlikte çalışmayı hayal ettiği 3 marka sorulur. 2002 yılında ben bu işe başlarken verilen cevaplarda, Coca-Cola, Mc Donalds, Nike, Mercedes, Pepsi gibi konvansiyonel markaların isimleri öne çıkıyordu. Bugün aynı soruyu gençlere sorduğumda, Apple, Google, Tesla, Instagram, Tik Tok gibi yanıtlar alıyorum.


90'lı yılların sonunda soru bana yöneltildiğinde, Türkiye, İstanbul ve Fenerbahçe cevabını vermiştim. O dönemki kreatif direktörüm, sen farklı bir reklamcı olacaksın demişti bana. Haklıydı. İlk günden beri derdim reklam kampanyası üretmek değil, kalıcı marka projeleri inşa etmekti.


Yıllar içerisinde yüzlerce markaya temas ettikten sonra şunu kesin kez anladım: Şirketlerin bir önemi yok. Şirketlerin ne kadar büyük olduğunun da. Mesele insanlar. Çünkü markaları, insanlar yapar.


Marka İnsan

Dünya üzerinde 8milyar insan, aynı şekilde 8 milyar marka var. Maalesef pek azı bunun farkında. Kendini bir marka gibi gören ve yöneten insan sayısı , gerçekten çok az.


Oysa yeni ekonomide, en temel başarılı olma kriteri bu. Bir şey yapmak için, önce bir şey olmalısın. Bu anlayış, sana verebileceğim en etkili tavsiye.

Pek çok kişi, marka insan kavramını yanlış anlıyor. Marka insan olmak, ünlü olmak demek değil. Influencer olmak da değil. Mesele, bir alanda gerçekten farklı olmak. Beraberinde o ekosistemde yer alan insan topluluğu nezdinde farklılığını ve yaptıklarını tescil ettirmek.


Sen bir markasın. Hayatındaki her seçim, davranış ve iletişim, kendini bir marka olarak tanıtmanın bir yolu aslında. Farkında ol ya da olma... Her hareketin ve davranışınla bir izlenim bırakıyorsun. Bu nedenle, kişisel markanı doğru bir şekilde yönetmeli ve bunu kendin için başarı kaldıracına dönüştürmelisin.


Kişisel Markan Nasıl Şekillenir?

Cevap çok basit... Kişisel markan, diğerlerinin seni algıladığı şekilde belirlenir. Bu nedenle, nasıl göründüğün, ne yaptığın ve nasıl davrandığın, kişisel markanı oluşturur. Markanın en önemli parçası, elbette benzersiz olan kişiliğindir. Kendini herkesten iyi tanımalı ve kişi markanı sana uygun bir şekilde kurmalısın. Aksi çalışmaz. Makyaj olur ve makyaj bir yerde mutlaka dökülür.


Karakterini merkeze koy... Ardından üstüne bir dikdörtgen çiz. Köşelere şunları yaz:

  1. Değerler

  2. Beceriler

  3. Görünüm

  4. İletişim


İşte kişi markası oluşturmanın formulü budur. Açalım...


Değerler

  • Kendine, başkalarına ve dünyaya karşı tutumun, değerlerinin bir parçasıdır.

  • Değerlerin, kişisel markanın temel taşıdır.

  • Diğerleriyle ilişki kurmanın ve işbirliği yapmanın anahtarıdır.

  • Kişisel markanı oluşturmak için, önceliklerini belirlemelisin.

  • Yaşamda senin için önemli olan 4 prensibi tespit etmeli, tüm davranışlarının pusulası haline getirmelisin.


Beceriler

  • Yeteneklerin, bilgin ve deneyimin, kişisel markanın diğer bir parçasıdır.

  • Bir alanda yüksek bir beceri sergilemeden kişi markası olamazsın.

  • Bir konuyu, diğer herkesten daha iyi bilmeli ve uygulamalısın.

  • Kişi markasına dönüşmüş doktorların, mimarların, şeflerin ya da sanatçıların yaptığı budur. Üstelik becerikli olman yetmez.

  • Kendini düzenli olarak geliştirmen ve yeteneklerini ileri taşıman gerekir.

  • Kişi markası, kendini herkesten çok çalışandır.


Görünüm

  • Görünüm her şey değildir. Ancak çok şeydir.

  • Sır, görünüşünün değer ve becerilerinle uyum içerisinde olması, aynı zamanda sana ayırt edici bir özellik katmasıdır.

  • Giyim tarzın, aksesuarların ve kendini taşıma şeklin kişisel markanın önemli bir parçasıdır. Kendini nasıl sunduğun, diğerleri üzerindeki izlenimini belirler.


İletişim

  • Konuşman, tonun ve beden dilin, kişisel markanı tamamlar.

  • Kendini nasıl ifade ettiğin, diğerleri üzerindeki etkini belirler.


Bu unsurların her birini nasıl kullanacağını anlamak, kişisel markanı geliştirmene yardımcı olur. Kendine yönelik varoluşsal bir sorgulama, doğru bir başlangıçtır.


Sonuç olarak, başarılı bir kişisel marka oluşturmak, özenli düşünme, stratejik planlama ve tutarlı uygulama gerektirir.


Gelelim kilit soruya... Kişisel markanı geliştirmezsen ne olur?

Yine madde madde cevap vereyim.


Sıradan Bir "Yedek Parça" Olursun: Kişisel markan yoksa, sen sadece bir "pozisyonsun." Yerine bir başkası, belki daha ucuza, belki daha genç diye kolayca getirilir. Marka seni "vazgeçilmez" kılar; marka değilsen "ikame" edilirsin.


Fiyatını Sen Değil, Piyasa Belirler: Marka değilsen, sana teklif edilen maaşa veya ücrete mahkum kalırsın. Masaya yumruğunu vurup "Benim bedelim bu" diyemezsin.


Hikayeni Sen Yazmazsan, Başkaları Uydurur: Sessiz kalmak bir seçim değildir. Sen kendini anlatmadığında, insanlar senin hakkındaki boşlukları kendi önyargılarıyla doldurur. Senin potansiyelin yerine, onların seni gördüğü kadarla sınırlı kalırsın. K


Fırsatların Kapısını Sen Çalarsın, Kapın Hiç Çalmaz: Güçlü bir kişisel markası olanların önüne fırsatlar birer "inbound" (gelen) talep olarak düşer. Onlar iş aramaz, işler onları bulur.


"En İyisi" Olsan Bile Görünmez Kalırsın: Dünyanın en iyi cerrahı, mimarı ya da yazarı olabilirsin; ama kimsenin bundan haberi yoksa, bunun piyasa değeri koca bir sıfırdır. Başarı sadece yetenekle değil, o yeteneğin nasıl "ambalajlandığıyla" ilgilidir. Markasız yetenek, karanlıkta göz kırpmaya benzer; ne yaptığını bir tek sen bilirsin.


Krizlerde İlk Feda Edilen Sen Olursun: Ekonomik daralmalar veya şirket içi çalkantılarda, "isimsizler" ilk elenenlerdir. Kişisel marka bir zırhtır. O zırhın yoksa, her fırtınada savrulmaya ve savunmasız kalmaya mecbursun.


Kısacası: Kendini bir marka olarak yönetmezsen, sadece başkalarının markalarını büyütmek için kullanılan bir "araç" olarak kalırsın.


Seçim senin: Ya vitrine çıkıp kuralları koyarsın ya da depoda tozlanmaya mahkum olursun.


Comments


bottom of page