• Onur Y.

Girişim Derken Size Girişmesinler

En son güncellendiği tarih: Nis 21

"Girişimci olun tavsiyesi herkesin ağzına sakız oldu. Konu mühim. Konu kritik. Doğru anlatılması elzem. Birilerinin kral çıplak demesi şart."


Türkiye'de öyle bir girişimcilik pompalaması var ki Yunanistan ile birlikte bu işte Avrupa rekortmeniyiz. En sallantıdaki 2 ekonomi olarak ekonomik gelişimin hiçbir alanında olmasak da girişimcilikte ironik şekilde lideriz.


Genelde iş, özelde işletme yöneticiliği konusunda Almanlar'dan ya da İngilizler'den daha mı akıllıyız? Sanmam. Daha fazla paramız mı var? Hiç sanmam. Ya da daha elverişili bir sosyo-ekonomik iklime mi sahibiz? Sanmam oğlu sanmam. Öyleyse ne oluyor bize? Girişimcilikle neden bu kadar kafayı bozduk?


Kendimden Örnek


Haftada yaklaşık 3-4 girişimciyle görüşüyorum. Tamamı marka istiyor. Malum işim bu. Marka danışmanıyım. Danışman derken sadece tavsiye veren değil; işi yapan kişiyim. Konumlandırma, strateji, isimlendirme, işletme, davranış ve görsel kimlik tasarımı....


Çoğunluğu Y jenerasyonundan olan arkadaşlar bana ulaşıyor. Hızla konuya girerek işlerini müthiş paketlememi, en çabuk ve yüklü kazanca giden yolda otomobilin kendi değilse de farı olmamı talep ediyor.


"Harika fikir... Uçar gider" dedikten sonra hesap numaramı paylaşabilirim. Hayır. Tersini yapıp en az %75'ini reddediyorum. "Ne bana para ver ne başkasına. Mümkünse de vazgeç bu işten, tüm paran cebinde dursun ya da bu iş için borca girme" diyorum.


Benden vazgeçip başkasına gidenler oluyor. Nadir de olsa "Sana ne kardeşim, para benim param. Yap işte" diyenler de.


Girişimci Adaylarında Gördüklerim


Aklı başında, ne yaptığını bilen, gerçekten iyi bir boşluk ve farklı bir iş modeli yakalamış %25 (muhtemelen daha da az ama daha fazla moral bozmayalım) dışında girişimcilerde gördüklerim-izlenimlerim özetle şunlar...


01. Gençlere güveniyorum. Ancak onlara girişimci olmayı pompalayan suni atmosfere değil.


02. Haberlerde gördüğümüz pırıltılı "exit"ler oranlamada 10.000'de 1 bile değil. Gerçek veriler dürüstçe anlatılmıyor. Halbuki "over optimism" girişim işindeki en büyük bela.


03. Y kuşağında girişim odağı yatırım-finansman ve exit-para. Oysa para sebep değil sonuç.


04. Girişimcilik akımı, kişileri yetenek setlerinden uzak, eğitimleri ile alakasız hatta hiç bilmedikleri alanlarda bir şeyler denemeye itiyor. Aslında en iyi bildiğin-olduğun işte, hiç yapılmamış şeyi yapabilmek gerçek başarı. Alanında uzman/usta girişimciler değil maceraperestler görüyorum. Maalesef sıkça.


05. Girişimcilere hiçbir ekosistemde marka (yeterince) anlatılmıyor. Oysa başlangıç, marka fikri ve sürdürülebilir değer olmalı. Hiçbiri marka yaratmayı bilmiyor. Yönetmeyi zaten bilen yok. Kervanı yolda dizeriz durumu var.


06. Girişimciler ne sattıklarını ve nasıl yaptıklarını anlatıyor. Kimse niçin yaptığının farkında değil. Oysa dünyayı değiştiren işler niçin sorusunun yanıtında.


07. Hepsi fikrine aşık. Oysa çoğu çoktan satüre pazarlarda, internetten ucuza yaparım hayali ile kurulmuş kötü fikirler. Dinleyen yok. Eleştiri kabul eden az.


Dikkat Edin İş Size Girişmesin!


Bakın... Sizinle gerçek verileri paylaşayım.


Forbes'un istatistiklerine göre dünya genelinde her yıl 100.346.978 girişim kuruluyor. Bunların 90.312.280 tanesi birinci yılı bile görmeden ölüyor. Yok oluyor. Yani yeni bir girişimin bir sonraki yılı görme ihtimali 10'da 1.


Bu arada birinci yılı atlatan 10 milyon girişimin sadece 1 milyon adedi başa baş noktasını görüyor. Yanlış anlamayın; para kazanmıyor. Başa baş hale geliyor. Yani her 100 girişimin sadece 1'i işletme olarak aylık masrafını çıkarabiliyor.


Hani şu... Milyar dolarlık şirket olacağız, Unicorn'uz biz hayali var ya... Onun verisi de 1 milyonda 1. Genele vurursanız 100 milyonda 1. Tek parmağınızı yukarı kaldırın, o işte.


Amacınız Zuckerberg olmaksa şansınız var... Fakat istatistiki olarak Milli Piyango'nun yılbaşı büyük ikramiyesini tam biletle kazanma şansınız daha fazla.


Senede yaklaşık 150 girişimci adayı ile temas ettikten sonra diyorum ki... Asıl mesele girişimci olmak değil. Girişmemeci olmak.


Girişin... Ama doğru şartlarda. Yoksa kalkıştığınız iş size girişir!




649 görüntüleme
Ara sıra zihin açan mesajlar almaya ne dersin? 

© 2019 Tüm içeriklerin görsel ve yazılı hakkı Onur Yanık'a aittir.