• Onur Y.

2022'de Çok Dayak Yiyeceğiz Demiştim. Demedim mi?

Birkaç gün önce Instagram'da bir post yayınladım. 2022'de çok dayak yiyeceğiz hazır olun diye uyardım. Yeni yıl peşi sıra yumruklarla geldi. Ne yapabileceğimize bakalım...


Efsane Taken filmini hatırlarsın. Gişe için yapılmış devam versiyonlarını değil, birincisini.


İlk Taken'de unutulmayacak bir sahne vardır. Babası kızıyla telefonda konuşurken, kızı ve arkadaşını kaçırmayı planlayan çete evi basar. Kız telefon elinde yatağın altına girer. O sırada eski bir ordu görevlisi olan babasının talimatlarını dinlemektedir. Saklanır ve şimdi ne olacak diye sorar. İzleyici babasından kurtulmak için tavsiye gelecek diye beklerken, babası şöyle der: Az sonra seni alacaklar. (Videonun 1.25'inci saniyesine atla)


Soğuklanlı bir şekilde konuşmayı sürdürür: Telefonu fark etmelerinden önce 4-5 saniyen var, ne görüyorsan bana anlat, seni kaçıranları tarif et. Burası filmin en can alıcı sahnesidir. Aynı zamanda %101 gerçekçidir.



Kaçınılmaz durumlarda, bir sonraki adımı planlamak hayatidir. Tıpkı 2021'in son 2-3 ayında olanların, bize 2022'nin nasıl bir yıl olacağını haber vermesi gibi. Bu sene hepimiz çok dayak yiyeceğiz. Kaçış yok. O halde sonraki adımları düşünmekte fayda var.


Yumruk gelecek, sen ne yapacaksın?


1 Ocak ciddi fiyat artışlarıyla başladı. Elektriğe ve doğalgaza yüksek zam geldi. Köprü ücretleri çift yönlü oldu. Bunu diğer köprüler ve Marmaray izledi. Yüksek enflasyon dönemine geçtik, geçiyoruz. Zamlar, en üstten en alta hepimize yumruk gibi inecek. Ekonomik, politik ve sosyal açıdan zor bir yıl olacak.


Yumruktan kaçış var mı... Yok. Öyleyse yumruğu yememeyi değil, yedikten sonra ne yapacağımızı konuşmakta fayda var.

Harvard yakın zaman önce bir araştırma yaptı. Girişimcileri başarılı kılan pratik zeka, hız, problem çözme becerisi, yaratıcılık gibi kabiliyetleri sıraladı. En üstte ne yer aldı dersin? Resilience. Yani düştüğünde kalkma becerisi. Bir başka deyişle dirayet.


"Dünyanın en iyi yumruk atan boksörü değilim. Ancak kimse benden daha iyi yumruk yiyemez. İşte bu yüzden şampiyon benim" demişti zamanında Muhammed Ali.


"Kur artışı, belirsizlik, siyasi gerilimler, enflasyon, yeniden hortlayan vakalar… 2022’de hep beraber çok dayak yiyeceğiz sevgili dostum. Sen sen ol… Hacıyatmaz gibi ol. Darbe al, sallan ama düşme. Darbe al, tekrar ayağa kalk ve doğrul. Sana verebileceğim en kıymetli tavsiye budur" dedim bir kaç gün önce. Aynı görüşümü tekrar hatırlatıyorum.


Düşmesek olmaz mı?


Keşke hiç düşmesek... Dolar hiç artmasa, yaşam pahalılaşmasa, herkes aşısını yaptırsa, bulaş önlemlerine harfiyen uysa... Hatta Covid'in ilacı bulunsa ve yaygınlaşsa; beraberinde ülkemize tekrar yabancı sermaye girişi olsa... Politik iklim yumuşasa ve önümüzü görebilsek...


Ailemin yanında 1994 krizini gördüğümde ortaokul öğrencisiydim. 98'de liseyi bitiriyordum. 2001'de iş kurma planı yapıyordum. 2008'de genç bir reklamcı olarak ajansımı tutundurmaya çalışıyordum. 2018 krizi geldiğinde ciddi şekilde büyümüştük. Hem pek çok çalışanın sorumluluğu hem de yüksek montanlı işleri çevirme zorunluluğu omuzlarımdaydı. 2019'dan beri de pandemi var zaten.


Ben 30 yıl olmadan 6 kriz gördüm. 5 senede bir. Eminim aranızda fazlasını yaşayan vardır. Krizleri kusursuz yönetme becerisi kazandığımı iddia edemem, ancak krizlerden öğrendiğim net bir şey var: Bu dönemlerde bazıları dağılır; kimileri ise sonuna kadar savaşır. Üstelik psikolojik olarak çökenler, dışarıdan çok sağlam görünenler olabilir. Her şekilde ayakta kalanlar ise hiç ummadığınız kişilerden çıkabilir.


Hiç unutmadığım 7 adım


2008 krizinde 28 yaşındaydım. İşler fena gitmiyordu ancak pamuk ipliğine sarılıydı. Krizi atlatmamı sağlayacak sermayem, kredibilitem ya da beni destekleyecek güçlü bir iş ağım yoktu. Umutsuzluğa kapılmıştım. Elimden bir şey gelmiyor, bu dönem niye beni buldu moduna geçmeye ramak kalmıştı.


O günlerde sohbet ettiğim veteran bir iş insanı bana kızıp, kendine gel demişti. Yapabileceğin çok şey var. Üstelik çoğu da bedava. Masadan bir peçete aldı ve üstüne şu 7 adımı yazdı:

  1. Her akşam uyumadan önce günlük tut

  2. Sabahları daha erken uyan, günün önüne geç

  3. İletişim kurduğun herkesten iyi bir intiba ile ayrıl

  4. Kararlı ve güçlü konuş, kurban gibi değil

  5. Günün en az 60 dakikasını okumaya ayır

  6. Güç de olsa pozitif bir tavır takın

  7. Pazar geceleri otur ve haftanı planla

Okudum ve gülümsedim. "Peki bunlar benim karnımı mı doyuracak" deyiverdim. Karşımdaki kişi, hiç duruşunu bozmadan, "Aynen öyle dedi; yeter ki 7 adımı da aralıksız uygula."


Aradan 14 yıl geçti. Bana peçeteyi uzatan kişi olmaktan hala uzağım. Ancak bugün, ne demek istediğini net bir şekilde anlıyorum. Kızına acı haberi veren Taken'daki baba gibi... 2022'de dayak yiyeceğiz, kaçış yok diyorum rahatlıkla. Kaçış yok ama... Verebileceğimiz pek çok yanıt var. Üstelik bunların çoğu, hiçbir sermaye gerektirmeyen eylemler. Tamamen duruş ve tavırla ilgili. Zaten krizi atlatmak için gereken sermayeyi, işi ve kontakları da getiren bunlar.


Son dönemlerin moda sözü gibi... Kriz sonuç değildir, sebeptir. Sonuç, senin krize verdiğin yanıttır.


Kriz gerçekten fırsat mıdır?


“Kriz, Çince'de fırsat demektir” şehir efsanesine inananlar çoğunlukta. Halbuki, iş dünyasında ve siyasi çevrelerde sıklıkla tekrarlanan bu basmakalıp ifade doğru değil. Kaynaklar, bu söylemin ilk kez 1959 yılında John F. Kennedy tarafından dile getirildiğini işaret ediyor. Ancak burada etimolojik bir yanılgı var.


Çince'yi boş verelim, Türkçe'ye odaklanalım.


Kriz fırsattır demek eksik kalır. "Her kriz, beraberinde fırsat alanları yaratır; elbette bunu görüp, değerlendirebilenler için" demek daha doğru. Tıpkı 2008 krizinde, merkezi finans otoritelerine olan inancın sarsılması üzerine doğmuş merkeziyetsiz finans gereçleri yani Bitcoin gibi.


İlk adım krizi atlatmak. Yani sağ kalmak. Üstüne bir de fırsat alanlarına geçiş yapabiliyorsan işte o zaman harika. Her ikisi için de gereken tek bir şey var: Tavır. Yani dirayet.


Kaos teorisi şöyle der: Her kaos kendi düzenini doğurur. Yüzün yara bere içinde olsa da, o düzeni görebilmek için ayakta olmanı dilerim.


Hoş geldin 2022.


#kriz #krizyönetimi #girişimcilik



1.402 görüntüleme3 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör